25 Temmuz 2016 Pazartesi

Temmuz Favorilerim & Biraz Sohbet




Herkesciklere merhabaa.. Yazıya en sevdiğim kıyafetlerimle en sevdiğim şeyi, künefeyi yerken çekilen bu fotoğraflarla başlıyorum, haydı bismillah! Hem biraz sohbet etmek -her ne kadar tek taraflı olsa da :p-hem de temmuz ayında kullanmayı sevdiğim ürünler hakkında konuşmak için böyle bir yazı yazmak istedim. Yazmayı çok seviyorum, sürekli yeni şeyler denemeyi, paylaşmayı.. 

Öncelikle bu ayı dinlenme ayı olarak geçirmek istemiştim. Dinlendim evet ama stres sağolsun hiç peşimi bırakmadı. 18'inde lys sınav sonuçları açıklandı, nerden baksanız akşam 18,30'a kadar bekledik. Stres tavan yaptı desem yeri. Şükür ki güzel bi sonuç aldım, bu ay yine tercihler yapılacak tabii.

Yurtdışı planları vardı, iptal oldu. Olsundu, önümde daha çok zaman var inşallah. En güzellerine giderim ben ^.^ Kafayı Santorini'ye taktım. Takip ettiğim bir vlogger/blogger gittiğinde gördüm aylardır hastayım oraya. Gidicem!!

Bloğu geliştirmek hakkında çok güzel planlarım olmaya başladı. Bikaç akşam önce çok sevdiğim ama aramızda fazla olmasa da kilometreler olan bir arkadaşımla saatlerce blog hakkında konuştuk. Sizin de var mı böyle çok sevip de aranızda kilometreler olan arkadaşlarınız? Benim bikaç tane var.. Bu durumlara çok üzülüyorum fakat buluşunca o kadar çok konu birikir ki konuşa konuşa zaman yetmez ya hani buna da bayılıyorum! O da benim gibi böyle işlere çok meraklıymış, tabi yaşı gereği benden çok daha fazla şey deneyen biri. Bana bir sürü güzel fikirler verdi, ilerleyen günlerde deneyip sizinle paylaşacağım.

Çok tatlı bir haber aldım, yaşadığım yere bir gratis açılıyor. Hemde gözlerimle gördüm!! Yves Rocher de açılmış, bunlar bana fazla bile..

Gelelim kullanmayı en çok sevdiklerime.......



Paylaşmak için delirdiğim bu cicilerle başlayalım. Golden Rose Velvet Matte serisini duymayan kaldı mı? Bunlar da onların mini minii boyları. Ordan nasıl gözüküyor bilmiyorum ama benim bir parmak boğumum kadarlar. Seyahat boy şeylere olan aşkım burda da baş gösterdi tabi ve spontane bi şekilde aldım. Ambalajları bile tatlı ya bu nasıl bişey!

04 numarası hariç hepsine bayıldım. O da ten rengimden dolayı..

Bu teknik bence on numara. Yani 6 ruju hemen hemen tek bir ruj fiyatına denemiş oluyorsunuz, taşınması kolay, kendisi tatlı tam yemelik şeyler bunlar. Yirim! 




Yazın da vermiş olduğu o bronz yüzle bunu çook kullandım gerçekten. Ten makyajı yapmadım desem yeri, sadece biraz kapatıcı.. Bunu sürüp biraz dağıttıktan sonra üzerine sadece rimel sürüp çok güzel bir göz makyajı elde ediyorum. Diğer renklerini de arıyorum. Müthiş bir kalıcılığa sahip bunlar. Denizde falan makyaj yapıyorsanız - ki bana kalırsa yapmayın, salın gitsin - bunlar ideal. 
Bir çok renk seçeneğine sahip, kalıcı, metalik olan bu krem far temmuz ayı favorilerime girmeyi hak kazandı! 





























Ne bu tatlı şey?? İtalyan bi marka olan Nuxe , bence kuru yağ işinde çok iyi. Bunu anneciğimin eşyalarını karıştırırken bulmuştum, iyiki de bulmuşum. Yağ diyoruz ama sadece ilk sürüldüğü zaman yağ görünümünde. Sonrasında cilt çok kısa bi süre içinde emiyor ve hoop, gitti! Bebeksi oluyor nereye sürerseniz.

 Bu yağların iki tipi var, simli ve simsiz. Simsiz olanları ten ürünleriyle karıştırılabiliyor diye duydum. Çok güzel bir nemlilik veriyormuş.  Çok geniş bi kullanım alanı var, saçlar, bacaklar, yüz, vücut.. Vee yine seyahat boy tabiki.

Bunu yaz akşamları kullanmayı çok seviyorum. Işıldamak bizim işimiz! İnternette kolayca bulup sipariş verebilirsiniz!









Bir diğer güzeller de bunlar işte. İnternette deli gibi arayıp yüksek fiyatlarla karşılaştığım ve Tuzla'ya gittiğimde pazardan 5 liraya aldığım flash tattoolar. Küçükken sakızdan çıkanlar gibi, o yüzden de bi sempatim var bunlara.. Bu arada evet, pazarları gezmeye bayılırım :) İnternette baktıklarımdan ne eksiği ne de fazlası.. 

Size tavsiyem bi ürün alırken biraz araştırma yapmanız. Nerden alabilirim, neresi uygun, en uygun fiyat nerde? Gereğinden fazla para vermeye ne gerek var? Fırsatlar değerlendirilmek içindir! 

Kullanım alanı geniş. Yani ister plajda, ister akşam gezmesinde. Kombininize, ruh halinize bağlı. Çıkartmak için bi bezle ya da duşta kese yardımıyla çıkartabilirsiniz, elle biraz zor çıkıyor. dayanıklı yani :)






Saçım için en iyisi.. Hindistan cevizi yağı. Bunu oriflame satan bir ablacığımdan almıştım. Aslında bunun kavanoz içinde olanını arıyordum ama karşıma çıkınca alıverdim.

 Haftada bir ya da iki haftada bir tüm saçıma uyguluyorum. En az beş saat beklemeliymiş, bir gece tutuyorum sabaha ışıl ışıl saçlarla uyanıyorum.

Aynısından bulup almanıza gerek yok, zaten benim tavsiyem saf olanını almanız. Çünkü bu yağı her şey için kullanabilirsiniz. Vücuda nemlendirici için kullananlardan çok güzel yorumlar okumuştum. :)









Yine geniş alanda kullanılabilen bi ürün. Gülsuyu..  Bu markayı bi arkadaşım önermişti o zamanlar gül suyunu sadece mevlütlerde biliyodum ben. Anneannemin buz dolabında mutlaka bi tane olurdu, gelen geçenin eline dökerdik yani. 

Nerden bileyim böyle mucize bir şey olduğunu. Aşırı yapmadıysanız ten makyajınızı çıkartabilirsiniz, göz makyajınızda kalanları temizleyebilirsiniz. Ya da günün her anında yüzünüze sürebilirsiniz. Benim tavsiyem seyahat şişelerinden püskürtenler var ya hani onların içine koyup gün içinde yüzünüze sıkmanız. Çok rahatlatıyor, makyajın üzerine bile sıkabilirsiniz.









Rengine, formülüne, sürümüne her şeyine bayılıyorum. Pastelin bu serisi gerçekten çok başarılı. Kendi renginizi bulduktan sonra keyifle kullanırsınız eminim. Kalıcılığı da başarılı..



En güzel yaz rengi.. Hani böyle renkli ojelere karşı hep bi "3 kat sürsem anca belli olur" ön yargısı vardır ya, ben onu bu ojeyle aştım. Formülü de çok güzel!




Vee resmen favori. Ben bu ojeyle günlerce ev işi yaptım, sadece ucundan ufak ufak kalktı. Geniş fırçalı, sürümü kolay, dayanıklı.. Daha ne olsun?



Yazının tavsiyesi: Bol bol su için. Çok su kaybettiğimiz bu yaz günlerinde su bizim en iyi dostumuz. Ben sadece ihtiyaç için su içenlerdendim, zamanla yüzümde çıkan değişik şeyler, dudaklarımın kuruyup canımı acıtacak dereceye getirmesi su tüketmenin yararını anlamama yetti. Yüzünüzün, vücudunuzun, sindirim sisteminizin daha iyi olmasını istiyorsanız bu tavsiyemi dikkate alın.. 

 İyi günler, akşamlar, geceler.. ne zaman okuyorsanız. Bu yazıda da benimle olduğunuz için teşekkür ederim, sizi seviyorum!


Share:

10 Temmuz 2016 Pazar

Bayram Sonrası Alışverişim!


Herkesciklere merhabaa.. Nasılsınız? İyisiniz inşallah.. Üzerimizden bir bayram geçti, geçmiş bayramınız da mübarek olsun! Umarım ellerinizden, gözlerinizden,  yanaklarınızdan şapır şupur öpeniniz çok olmuştur.

  Dedim hazır bayram bitti, ben de atayım kendimi alışverişe. Sıradan bir Ecem ne yapar? Kendini tutamaz ve kozmetiğe para döker.. Napiim, yapım böyle benim kodum bozuk arkadaş!

Heyecanlandım, hadi ürünlere geçelim...  

                                                                                
 Elimin ilk gittiği şey bu Lionesse markasına ait makyaj süngeri. Daha önce bu markayı ne gördüm ne de duydum.. Ama görünce dayanamadım tereddüt de etmeme rağmen ilk makyaj süngerim olacağı için denemek istedim. Bir beauty blender muadili mi? Haayır. Onu da kullanmadım ama bu yapıyla olabileceğini sanmıyorum en azından duyduklarım yeter onu bilmeye :) Çok çok yumuşak değil ama hissiyatı çok güzel. Krem ürünlerimi başarıyla dağıttı. Daha iyi sonuç için nemli kullanmalıymışız.. Ama çok değil, yoksa bütün ürünü emer. Önce yıkadım bi güzel, sonra da sıktım önce elimle sonra da havluyla. Ne oldu peki sonra?        



    Bi an üzüldüm.. O benim ilk aldığımdı bana bunu yapmamalıydı. Ama sonra çok fazla beklentiye girmemem gerektiğini anladım. Piyasada çok var bunlardan, elbet birini sevicem. Şu anda memnunum. Bir başka alana kadar kullanırım, pabucu dama atılana kadar.. :)





Bu da aklıma Real Tecniques fırçalarını getiren yine aynı marka fırçam. Bunu göz altı sabitleme, çeşitli pudra işleri ve bronzer-kontür için aldım. Özel bi yere giderken bile yüzüme derinlik için bunları kullanmazken elime bu geçince bayıldım.. Biraz sert, bu da pudra uygulamalarını kolaylaştırıyor. Orta boyu sayesinde elmacık kemiklerimi tam bulup ürünü güzel yayıyorum.. Tüy dökmedi, sık kıllı ve parasına göre kaliteli. Yüz için diğer fırçaları da var ama fazla yüz makyajı yapmadığım için o kısmı size havale ediyorum.. Bir dahaki gidişimde sizin için standı fotoğraflarım! 







Ve burada da uzun zamandır almak istediğim rujlardan biri var. Bu markanın kalem mat rujları da var bende ama maalesef asansörlü olmadıkları için her açıldığında ürün israfı oluyor. Bu yüzden bunları tercih ettim. Aslında bu renk rujum hiç yoktur ama bi tavsiyeyle bu ruju aldım :) Yaz geldi, içimiz ısındı.. Yaz akşamlarının güzelliği, şıklığı hafif makyaja giden kiremit-kırmızı bir ruj olsun dedim. Bu Golden Rose Velvet Matte serisinden 34 numara. Yapısından memnunum, kurutmuyor. Ambalajı da çok hoş bence, en sevdiğim renklerden biri ve mat. Aslında 16 numarasına aşık olmuştum ama bayram nedeniyle talan etmişler resmen, gelince ona koşacağım :)


Hakkında iyisini de kötüsünü de duyduğum Maybelline the Falsies Volume Express rimel. Hakkında iyisini de duydum, kötüsünü de.. Gözlerimde ufak alerjik problemler olduğu için göz ürünlerimi değiştirmem gerekiyordu ben de standda görünce battı balık yan gider diyerek aldım. Böyle oynayan bir aplikatörü var, kirpiklerine rimeli tarayıp uygulayanlar için pek kullanışlı olmaz bence göz makyajınızı batırabilirsiniz ama pump olarak yanı kısa vuruşlarla dokunduranlar için çook iyi. aplikatördeki oynarlık bu yüzden sanırım. Tek tek ayırıyor, temiz bir görünüm sağlıyor. Nasıl desem, beyzbol topu gibi bir fırçası var, şekli yani.. Anladınız siz :) Bitene kadar kullanırım, ama yine de söyleyeyim: rimel kesinlikle kişisel tecrübe işidir. Ben sadece öneriyorum. Benim beğendiğim size olmayabilir. Mesela düz kirpikler beğenmeyebilir. Çünkü benim uzun ve kıvrık kirpiklerim var. Sizin beğendiğiniz neyse. odur. :) 









Ve burada da içinde çeşitli yağlar barındıran bir kirpik bakım yağım var. Kirpik için diyor ama ben kaşlarıma da sürüyorum. Kaş için olanını da alıp o kadar masraf yapmadım. Sonuçta yağ mı yağ ne yapayım.. Bi ara kirpiklerim çok fazla dökülmüştü, bunu görünce gözlerim parladı. Ama göze değdirmeyin, yakıyor. Onun dışında iki gündür kullanıyorum, kirpiklerim parlamaya başladı.  Tabiki hemen sonuç alamam ama bi etkisi olursa aşağı ekleme yaparım.




Geldik cilt bakımına. Neli olduğunu bilmiyorum ama galiba biraz salatalığın katkısı var bu maskede. Yeşil renkli, gözenek küçülten Innova markasının siyah nokta maskesi. Benim gözeneklerim biraz büyüktür e hâl böyle olunca dolması ve siyah noktalar fazla oluyor. İçinde 8 adet tek kullanımlık maskeler var. Görevli kızın dediğine göre biraz eczane ürünüymüş. Yani tam kozmetik değil ve onların içindeki maddeleri içermiyor. Bunu da yazıyı yazmadan önce denemeden olmaz diyip kullandım. Maksimum süresi 20 dk ama ben 30 dk yüzümde tuttum. Ters bir olay da olmadı. Yüzünüzde sertleşiyor, mimiksiz bırakan maskelerden yani. Kuruyup maske pürüssüz olunca biraz bekleyip yıkayın. Yüzünüzün gerildiğini hatta birkaç dakika sonra gözeneklerinizin belli oranda küçüldüğünü göreceksiniz. Ben çook memnunum. Üzerine hafif bir nemlendiriciyi tampon hareketlerle yüzüme uyguladım. Gerginlik hissinden rahatsızsanız size de bunu öneririm. Bebek gibi cildimle yazımı yazmaya devam ediyorum! :)

                                                   

Aynı markanın yüz temizleyicisiyle devam ediyorum. Köpük formda olan bu temizleyicinin iddiası gözenekleri derinlemesine temizlemek ve sıkılaştırmak. Yanındaki ise temizleme sütü. Bu ikisi bir arada kullanıldığında çok daha etkili oluyormuş. Kullandıktan sonra bi aydınlanma çağı oluyor, gerçekten temizliyor yani. Sütünü de makyaj süngerimle tampon hareketlerle yüzüme yediriyorum. Silme olarak sürmeyi pek tercih etmiyorum bu üründe, aldığım mağazadan tavsiye edildiği gibi. 



Şampuanlar benim için çok önemli. Çünkü kabarık, uzun ve dalgalı saçlarım var. Saçlarımı doğal kullanmayı seviyorum bu yüzden de bu halinin bile iddialı olmasını istiyorum. Bu da karşıma çıkan şampuanlardan bir tanesi. Aslında işe yararsa tam setini alıp bununla ilgili ayrı bir yazı yazmak istiyorum. Çünkü bu da eczane grubunda bir şampuanmış ve içinde diğer şampuanların aksine SLS, SLES ve Paraben içermiyormuş. Diğer şampuanlar da yavaş yavaş parabensiz ürünler üretmeye başladı ama bu da ilgimi çekti. Argan yağlı bir şampuan, kokusu kötü değil kesinlikle. Hoş ve hafif bir kokusu var. pH dengeli olduğu için günlük kullanıma da uygunmuş. Yaz günlerinin vazgeçilmezi oldu desenize... Saç kremi ve saç maskesi de varmış, memnun kalırsam hepsini alacağım Fiyatları çok uygun çünkü!

#15 gün sonra#: Memnun kaldım. Kokusu hiç ilaç gibi değil. Saçları baya arındırıyor. Hissediyorum yani :) dökülme , kepek gibi sorunlar da yapmadı. Afferin kız sana!




Uzun zamandır beklediğim bir bebek daha.. Standda görüp sorgusuz aldıklarımdan. Çok okudum, çok övüldü. Kokusu vanilya aromalı. Genel olarak sevilen bir koku ama bununki biraz ağır :) Ben saçımın kokusunun uzun süre durmasını isterim.  Ve saçımda ağırlık yapan hiçbir ürün istemem. Köpük olduğu için ayarlayamadım tabi bir avuç dolusu geldi elime, "eyvah" dedim "gitti ürün şimdi bunun hepsini sürersem yapışacak saçlar". Nemli saça eşit bir şekilde yaydım.  Ne yapışması? Var mı yok mu belli bile değil çok şaşırdım. O kokusunun güzelliği.. hemen ördüm saçlarımı hapsettim kokuyu. Parıldıyor resmen saçlarım. Biraz daha kullandıktan sonra ayrı bir yazı yazabilirim. Yazmayadabilirim, ona bağlı! :)

#ekleme#: Memnun kaldım, kokusu müüükemmel. Ve inanılmaz bi kalıcılığı var bi hafta yıkanmayın kalır o koku. ben mi? yıkandım canım şaka :p



Benim alışverişim -şimdilik :)- bu kadardı. Biraz da içimi dökeyim. Onun haricinde bu sabah ailecek kahvaltıya gidecektik. Tabi normal insanlar saat 10 civarı kahvaltı yapmam için benim de onlara ayak uydurmamı istediler. Uyku mahmurluğuna yanan ütüyü görmeyi bacağımı yaktım, çocuk gibi resmen.. Sudocrem diye bir şey duydunuz mu? Bebek pişiğinden cilt bakımına kadar kullanılıyor. Süpermen gibi yani. Yoğun yapılı bir krem. Fiyatları satanın insafına ya da  boyuta göre 13-20 civarında değişiyor.  On numara krem ama cildime hiçbir şey uymuyor diyorsanız yatmadan önce bi sürün sabaha cilt bebek gibi oluyor. İşte biz bunu bacağıma sürdük, hücre yenileyici etkisi varmış. 20 dakikaya acısı gitti daha ne kadar övsem bilemedim. Ama sonuç olarak canım yanmıştı o ütüden kurtaramadın beni sudocrem! Neyse affettim, seviyorum seni. 



Bu yazının da burada sonuna geldik. Artık yazın da gelmesiyle bloğa farklı içerikler gelecek. Umarım ufacık da olsa faydam olmuştur, bir sonraki yazıda görüşmek üzere sizi seviyorum! 

Share:

Beni Takip Edin ^.^

Popüler Postlarım

Beni Instagram'da Takip Edin!

Text Widget

Blogroll

Hakkımda

About

Blogger templates